Siyerin Temel Kaynağı Kur’ân-ı Kerim

Siyerin Temel Kaynağı Kur’ân-ı Kerim

Muhterem Hocam; malumunuz  Siyerin Temel Kaynağı Kur'an-ı Kerim'dir. Siyer-Kur’ân ilişkisi bağlamında Hz. Peygamberin ve aziz kitabımız olan Kur’ân-ı Kerim’in anlaşılması konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Kur’ân-ı Kerim,Resûlulah’ın (sas) hayatının çok az bir bölümüne işaret etmiştir ve  işaret ettiği başlıklar da doyurucu diyebileceğimiz çapta değildir. Hatta bu konuda örnek olarak şunu söyleyebiliriz: Musa (as) çok daha önceki bir peygamber olduğu halde Musa’nın doğumundan ölümüne kadar olan sürece Kur’ân-ı Kerim’de daha fazla yer verilmiş; Nuh (as) ile ilgili bilgi nerdeyse daha yoğun, İbrahim (as) ile ilgili bilgi daha yoğun. Mesela; Kuran-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz’in (sas) çocukluğu ile ilgili Duha Sûresi’nde sadece bir cümle var, bunun dışında Resûlulah’ın (sas) uzunca hayatı yok, ama diğer peygamberlerin var. Günlük hayatlarından denecek kadar ayrıntılar var. Bu da gösteriyor ki Kur’ân’ımız Peygamber Efendimiz’in (sas) hayatının ayrıntılarında dikkatimizin olmasını istemiyor, şeriatında ve peygamberliğinde ayrıntılarımızın, geniş bilgimizin olmasını istiyor. Biz siyeri, Resûlulah’ı şeriat getiren, din getiren, devlet kuran bir peygamber olarak onunla ilgili temel bilgilerin kaynağı diye anlayacaksak; Kur’ân-ı Kerim bunun bir numaralı kaynağıdır. Hayır çok ince ayrıntılar üzerinden Peygamber Efendimiz’i (sas) araştırmaya siyer diyorsak Kur’ân-ı Kerim’de bunun ayrıntıları yoktur. Çünkü Allah-u Teala bizim Peygamberimiz’in bu ayrıntılarıyla değil, şeriatı ve nübüvveti ile ilgilenmemizi murat etmiştir. Binaenaleyh Kur’ân-ı Kerim’den yola çıkarak Siret-i Nebî’nin (zanla söylüyorum) yüzde 10’nunu bile yazamayız, anlayamayız ama peygamberliğini yüzde yüz anlar, şeriatını ve sünnetini de bi-iznillah yüzde yüz anlarız.

Geleneksel siyer kaynaklarında Kur’ân-ı Kerim yeterince kullanılmış mıdır? Ve Kur’ân-ı Kerim’in siyer kaynağı olarak okunmasında nasıl bir yöntem izlenilmeli?

Geleneksel siyer kaynakları deyince  -yine bir ayrıntıya girelim- şunu bilmeliyiz ki siyer bilgisi iki yolla bize gelir.

  1.       İbnHişam gibi özellikle siret bilgisini yazan müelliflerin kitaplarından, meğazilerinden gelir.
  2.       Buhari, Muslim, İbn-i Muace gibi senet yöntemiyle bize bilgi ulaştıran hadis kaynaklarından gelir.

Umumen kabul edilen prestij şudur: Siyer kaynakları senet kullanmadan ya da senet verdikleri bilgiler hadis kitaplarındaki mantıkla redakte edilmeden yazılmış kitaplar olduğu için, hadis kitaplarındaki gibi güçlü bilgi kaynağı olarak kabul edilmezler. Bu nedenle biz siyer bilgisi olarak hadislerden bilgiler toplarız. Resûlulah’ın (sas) evindeki  aile hayat tarzı  ile ilgili konular, Resûlulah’ın (sas) giyim-kuşamı İbn Mace’de geçiyor, Müslim’de geçiyor. Elimizde redakte edilebilecek bir bilgi olarak  bunlar var.Bir de Resûlulah’ı (sas) özellikle anlatmaya çalışan kaynaklarımız var. Bunlar siyer kaynaklarıdır, hadis kaynakları değildir. Bu yüzden onlar akaide ve şeriat bilgisinde kullanılamazken hadis kitapları akide ve şeriatte de kullanılıyor, yani muamelatta da kullanılıyor; ama siret bilgisi sadece aydınlanma, o günü daha iyi anlamayı sağlayacak düzeydedir


Nurettin YILDIZ