Kalbin Duası

Kalbin Duası


Tabiînin ileri gelenlerinden olan Sehr b. Havşeb (v. 100/718), Ümmü Seleme’ye (r. anha) şöyle dedi:

- Ey Müminlerin annesi! Resûlullah (sas) senin yanında bulunduğu zaman en çok hangi duayı okurdu?, diye sordum. 

O da şöyle dedi:

- Çoğu zaman “Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.” diye dua ederdi. Ben de “Ey Allah’ın Elçisi! Neden senin en çok yaptığın dua ‘Ey kalpleri halden hale çeviren Allah’ım! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.’ şeklindedir diye sordum. O da: “Ey Ümmü Seleme! Hiç bir Ademoğlu yoktur ki  kalbi Allah’ın iki parmağı arasında olmasın (O’nun yönetiminde tasarrufunda olmasın)  kimi isterse istikamet üzere kılar, kimi dilerse de saptırır.” [1]

Bize bu hadisi rivayet eden Sehl b. Havşeb, tabiînin ileri gelenlerinden olup âbid ve zâhid bir kimsedir. Ümmü Seleme (r. anha) de bilindiği gibi Efendimiz’in (sas) eşlerindendir. Asıl adı Hind Bint Ebû Ümeyye’dir. Zekâsı, dirayeti, isabetli görüşleri ve ilmiyle ön plana çıkan bir annemizdi. Oldukça utangaç ve bir o kadar da saygılı idi. Ümmü Seleme, adı İslamiyet’i kabul eden ilk on kişi arasında zikredilen Ebû Seleme künyeli amcasının oğlu Abdullah b. Abdulesed ile evlenmiş, Müslüman olduktan sonra kabilesinin baskısına maruz kalınca Habeşistan’a hicret edenlerden olmuştu. Ebû Seleme Hicrî 4 senesinde bir sefer için görevlendirilmiş, dönüşte de Medine’de vefat etmişti, Efendimiz de bu büyük hanımı onurlandırmak için onunla evlendi. Ümmü Seleme annemiz Efendimiz ile 6 yıl evli kalmıştır. 85 yaşında Medine’de vefat etmiştir. Bize 378 tane hadis rivayet etmiştir.[2]

Bu duayı bize Enes b. Malik (ra) da rivayet etmektedir.[3]  Lafızları farklı olmakla beraberi aynı manaya sahip olan bir başka rivayet de Abdullah b. Amr b. As ‘dan (ra) rivayet edilmektedir. Bu rivayette de dua “Allahümme ya musarriffe’l-kulub! Sarrif kulubena ala taatik: Ey kalpleri yönlendiren Allah’ım! Kalplerimizi sana itaate yönelt!” şeklindedir.[4]

Sözlükte “kalb” kelimesi kök olarak bir şeyi değiştirmek, dönüştürmek manasına gelir. Nasıl ki insandaki organik kalb, kirli kanı temiz kana değiştirdiği/dönüştürdüğü için bu ismi almıştır. Aynı zamanda bu değiştiren/dönüştüren kalbin kendisi de bu değişim ve dönüşümlerin farklı etkilerine maruz kaldığı zamanlar da olur. Maddi kalb böyle iken işin bir de manevi boyutu olan, duygusal kalbin her daim değişimlere uğraması kaçınılmaz görünmektedir.  Aycıca kalbin diğer organlara olan etkisi de vardır ki Efendimiz (sas) “İnsan vücudun da bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün vücut iyi olur; o kötü olursa bütün vücut kötü olur.”[5] Buyurarak buna dikkat çekmiştir.  Bir şeyin sabit olması da onun karar kılmasını ve değişmezliğini gösterir. Efendimiz (sas) de değişme özelliği olan kalbinin, sabit kılması için her şeyi olduğu gibi kalpleri de yöneten Allah’a dua ediyor, üstelik bu dua da en çok yaptığı dualar arasında zikrediliyor. Duadaki din kelimesi de İslam’a işaret eder. İslam ise Allah Teala’nın emir ve yasaklarından oluşur bu da Allah’ın istediği şeyleri yapmak, istemediği şeylerden de uzak durmaktır. Abdullah b. Amr b. As’ın rivayetinde geçtiği üzere kısaca “Allah’a itaat”tir. Böylelikle Allah’ın rızasına erilmiş olur. Dolayısıyla İslam, Allah’ın rızasına götüren tek yoldur. Hadiste geçtiği üzere kalplerin Allah’ın parmakları arasında olması, kalpleri istediği hale getirebilmesi, istediği şekilde yönlendirmesi, kısaca O’nun kontrolü altında olduğu anlamına gelir. Burada bir zorlama anlaşılmamalıdır. Allah hidayeti arayan bir kalbi dalalete sürüklemez. Ancak insan her şeyi Allah’dan istemesi gerektiği gibi kalbinin hidayetini de, hidayet üzerinde sabit kılmasını da Allah’dan istemelidir.

İnsan günlük hayatında birçok farklı şeyle karşılaşmakta, pek çok şey yaşamakta ve bunlara binaen insanın ruh dünyası değişmekte, bu hallerle beraber farklılaşmaktadır. İnsan bazen üzülür, bazen sevinir, bazen duygulanır ve kalbi başka şeylere meyledebilidir, işte bu anlarda ne olursa olsun Allah’ı unutmamalı, kalplerimizin O’nun tasarrufunda bulunduğunu aklımızdan çıkarmamalı, her daim O’nun bizi gördüğü bilincinde olmalıyız. Çünkü kalpler Allah Teala’nın yönetimi altındadır, O kalpleri dilediği yöne çevirebilir, bu yüzden biz Allah’dan bizim kalbimizi kendi dininin yani kendi rızasına götürecek tek yolun üzerinde karar kılmasını, sabit hale getirmesini talep ederiz.

Hadisin Ümmü Seleme (r. anha) rivayetinde ve diğer rivayetlerde Resûlullah’ın (sas) bu dua için özel bir zaman ve mekan tayin etmediği, yalnız çokça yaptığı geçer. Yukarıdaki hadiste geçtiği üzere kalp salih olursa bütün vücut da bundan etkilenerek salih ve sağlam olur. Bunu da dikkatten kaçırmayarak bu duayı Efendimiz (sas) gibi çokça yapmalıyız.

 


[1]          Tirmizî, Daavat, 90.

 

[2]          Yıldırım, Muhammed Emin; Hz. Peygamber’in Albümü, s. 110-111.

 

[3]          Tirmizî, Kader, 7.

 

[4]          Müslim, Kader, 17.

 

[5]          Buharî, İman, 39; Müslim, Müsakât, 107.

 


Mehmet Emin DEMİR