Zinnureyn'in dilinden...

Zinnureyn'in dilinden...

Allah Resûlü’nün (sas) adımlarına adımlarını karıştırabilmek için O’nun (sas) yürüdüğü yollardan geçip, adımlarını bereketlendirirlerdi. Allah Resûlü (sas) de bu sevginin farkında, ashâbından her birini ayrı sevmekte, ayrı nitelendirmekteydi. Resûlullah (sas), ashâbına şahit, ashâbı da Resûlullah’a (sas) şahit idi. Şahitlerin kelamı ise Resûlullah’ı (sas) tanımada bizim kapımız... O kapıdan içeri girince de Zinnureyn’in sözlerine tanık oluruz. İşte Zinnureyn’in gözünden Hz. Peygamber (sas):

Hz. Peygamber (sas) ümmetinin günahlarını düşünüp onlara dualar ederdi.

Bir gün Hz. Osman (ra), Belatmevkindeyken abdest aldı ve şöyle dedi: “Allah (cc) ve Resûlü’nden (sas) duyduğum bir hadisi size aktaracağım. Allah’ın (cc) kitabında bir ayet olmasaydı, bunu size aktarmazdım. Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini işittim: “Kim abdesti güzelce alır, (mescide) girer ve namaz kılarsa kıldığı o namaz ile sonra kılacağı namaz arasındaki günahları affolunur.”[4]

Allah Resûlü (sas) cenazeye saygı gösterirdi.

Bir gün Hz. Osman (ra.) Allah Resûlü’nün (sas) yanındayken önlerinden bir cenaze geçer ve Hz. Osman (ra) durumu bizlere şöyle aktarır: “Allah Resûlü’nün (sas) bir cenaze gördüğünde ona hürmet için ayağa kalktığını gördüm.”[5]

Allah Resûlü (sas) ibadetlerdeki hükümleri ashâbının yanında yapardı.

Hz. Osman (ra) ibadet hazırlığı yaparken fiillerinin sünnete uygun olmasına özellikle dikkat etmiş ve bunları Allah Resûlü’nden (sas) gördüğünü belirtmiştir.

“Allah Resûlü’nü (sas) abdest alırken gördüm. Yüzünü üç kere yıkadı, elleAllah Resûlü’nün (sas) adımlarına adımlarını karıştırabilmek için O’nun (sas) yürüdüğü yollardan geçip, adımlarını bereketlendirirlerdi. Allah Resûlü (sas) de bu sevginin farkında, ashâbından her birini ayrı sevmekte, ayrı nitelendirmekteydi. Resûlullah (sas), ashâbına şahit, ashâbı da Resûlullah’a (sas) şahit idi. Şahitlerin kelamı ise Resûlullah’ı (sas) tanımada bizim kapımız... O kapıdan içeri girince de Zinnureyn’in sözlerine tanık oluruz. İşte Zinnureyn’in gözünden Hz. Peygamber (sas):

Hz. Peygamber (sas) ümmetinin günahlarını düşünüp onlara dualar ederdi.

Bir gün Hz. Osman (ra), Belatmevkindeyken abdest aldı ve şöyle dedi: “Allah (cc) ve Resûlü’nden (sas) duyduğum bir hadisi size aktaracağım. Allah’ın (cc) kitabında bir ayet olmasaydı, bunu size aktarmazdım. Resûlullah’ın (sas) şöyle dediğini işittim: “Kim abdesti güzelce alır, (mescide) girer ve namaz kılarsa kıldığı o namaz ile sonra kılacağı namaz arasındaki günahları affolunur.”[4]

Allah Resûlü (sas) cenazeye saygı gösterirdi.

Bir gün Hz. Osman (ra.) Allah Resûlü’nün (sas) yanındayken önlerinden bir cenaze geçer ve Hz. Osman (ra) durumu bizlere şöyle aktarır: “Allah Resûlü’nün (sas) bir cenaze gördüğünde ona hürmet için ayağa kalktığını gördüm.”[5]

Allah Resûlü (sas) ibadetlerdeki hükümleri ashâbının yanında yapardı.

Hz. Osman (ra) ibadet hazırlığı yaparken fiillerinin sünnete uygun olmasına özellikle dikkat etmiş ve bunları Allah Resûlü’nden (sas) gördüğünü belirtmiştir.

“Allah Resûlü’nü (sas) abdest alırken gördüm. Yüzünü üç kere yıkadı, ellerini üç kere yıkadı. Kollarını üç kere yıkadı. Başını mesh etti ve ayaklarını yıkadı.”[6]

Hz. Osman (ra) şöyle buyurdu: “Hz. Peygamber (sas) Osman b. Maz’un (ra) için cenaze namazı kıldı ve 4 defa tekbir aldı.” [7]

Yine Hz. Osman’ın (ra) halifelik yıllarında da Allah Resûlü’nden (sas) gördüklerini bizzat uygulayıp Hz. Peygamber’den (sas) haber verdiğini görürüz. Örneğin Hz. Osman (ra) Ramazan ve Kurban Bayramı günlerinde namaz kılıp ardından gidip insanlara şu şekilde hutbe verirdi: “Allah Resûlü (sas), bu iki günde oruç tutmayı yasakladı.”[8]

Allah Resûlü (sas) evliliğe teşvik ederdi.

Hz. Osman (ra) şöyle buyurdu: “Resûlullah (sas) gençlerin yanına vardı ve şunları söyledi: “Sizden kimin imkânı varsa evlensin. Çünkü evlilik gözü haramdan muhafaza eder, iffet ve namusu korur. Evlenmeye gücü yetmeyenleriniz ise oruç tutsun. Çünkü oruç şehveti azaltır.”[9]

Allah Resûlü (sas) hakkı gözetirdi.

Said b. Müseyyeb (ra): “Hz. Osman’ı (ra) minberde hutbe okurken dinledim. Şöyle diyordu: “Ben Kaynukaoğulları’ndan hurma satın alır ve belli bir kârla satardım. Bu durum Allah Resûlü’ne (sas) ulaşınca şöyle buyurdu: “Ey Osman! Satın aldığında tart, satarken de tart.”[10]

Allah Resûlü (sas) ashabıyla vakit geçirirdi.

Hz. Osman (ra.) halifelik yıllarında hutbe verirken Allah Resûlü (sas) ile olan anılarını şöyle anlattı: “Allah’a yemin olsun ki biz, Allah Resûlü’ne (sas) seferde de, hazarda da arkadaşlık ettik. O hastalarımızı ziyaret eder, cenazelerimize eşlik ederdi. Bizimle birlikte savaşır ve azıyla çoğuyla, bizimle paylaşarak bizi teselli eder, bize yardım ederdi.”[11]

Allah Resûlü (sas) ümmetine ahiret hakkında tavsiye verirdi.

Allah Resûlü (sas) ümmetini hep düşünmüştür. Ümmetinin sadece dünyalıklarını değil ahiretleri için kurtuluş tavsiyeleri vermiştir. İşte Hz. Osman (ra.) şunları söyler: Hz. Peygamber’i (sas) şöyle derken işittim: “Kim Allah rızası için bir mescid inşa ederse Allah da cennette onun için aynısı bir ev inşa eder.” [12]

Allah Resûlü (sas) elbisesini uzatarak giyerdi.

Osman b. Affân (ra.), elbisesini bacağının yarısına kadar uzatarak giyerdi ve “Arkadaşımın, yani Hz. Peygamber’in (sas) elbisesi böyleydi.” dedi.[13]

“Her peygamberin cennette bir yoldaşı vardır. Benim oradaki yoldaşım Osman b. Affân’dır.”[14] Bu kutlu nebevi müjdeye nail olan Hz. Osman Allah Resûlü’nün (sas) iki kızıyla evlenmiş ve iki nur sahibi anlamına gelen Zinnureyn lakabı ile anılmıştır. Yine Allah Resûlü (sas) “Ashabımın hayâsı nedeniyle en doğru olanı Osman’dır”[15] hadisiyle kendisine hayâ yönünden en çok benzeyenin Hz. Osman (ra) olduğunu zikretmiştir.

Osman (ra) sadece yer ehlinin değil gök ehlinin de kendisinden hayâ ettiği bir sahâbîydi. Müslüman olduğu ilk günden son güne kadar Allah Resûlü’nün (sas) yanında olmaya çalışmış, gönlündeki peygamber sevgisini hiç söndürmeyip konuşturmuştur. Osman’ın (ra) susmayan yüreği şimdi bizim yüreklerimiz… Osman’ın (ra) dinmeyen Peygamber sevdası bizim sevdamız… Duamız da bir Osman misali konuşsun yüreklerimiz...

[1] Buhârî, Fezailu’l-Ashab, 47.

[2] İbnHişam, es-Sire, IV, s. 161.

[3] Beyhakî, el-Medhal, s.164.

[4] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 57.

[5] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I,60.

[6] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 66.

[7] İbnMace, Cenaiz, 24.

[8] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I,61.

[9] Nesai, Nikah, 3.

[10] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I,62.

[11] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 69.

[12] Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, I, 70.

[13] Tirmizî, Şemail, s. 53.

[14] İbnMace, Mukaddime, 13.

[15] Tirmizî, Menakıb, 33.


Büşra OĞUZHAN