Nübüvvetten Sonra Medine Dönemi –IV

Nübüvvetten Sonra Medine Dönemi –IV

Hicretin 6. Senesi

Dûmetu’l-Cendel gazvesi

Rebîulevvel 6H / 20 Haziran – 18 Temmuz 627

Kaynaklar Dûmetu’l-Cendel gazvenin tarihini hicretin 5. yılının Rebîulevvel ayı olarak vermektedir. Fakat bize göre bu gazve hicretin 6. Senesinin Rebîulevvel ayında gerçekleşmiştir.

Benû Mustalik gazvesi

Şabân 6H / 15 Kasım - 14 Aralık 627

Benû Mustalik gazvesi, Mekke ile Medine arasındaki el-Mureysi adı verilen bir su kaynağının etrafında yaşayan Benû Mustalik kabilesine karşı yapılmış ve reisleri el-Hâris b. Ebî Dırâr da dahil kabilenin büyük bir kısmı esir alınmıştır.[1]

Klasik siyer kaynaklarında İfk Hadisesi ile ensâr ile muhâcirler arasında çıkan kavganın gazve sırasında gerçekleştiği ileri sürülmektedir. Fakat bu bilgilere temkinli yaklaşılması gerekmektedir.

Hz. Peygamber’in Cuveyriye bint el-Hâris ile evlenmesi

Bu gazve sonrasında Hz. Peygamber (sas) esir edilen, Benû Mustalik kabilesinin reisi el-Hâris b. Ebî Dırâr’ın kızı Cuveyriye’yi azad etmiş ve onunla evlenmiştir.[2]

Hudeybiye gazvesi

Zûlkâde 6H / 12 Şubat - 12 Mart 628

Hz. Peygamber gördüğü bir rüya üzerine[3] Zûlkâde ayının başında umre yapmaya niyetlendi. Ashâbıyla birlikte Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekke yakınlarında bulunan Hudeybiye’de konakladı. Burada Mekke müşrikleri ile aralarında bir barış antlaşması imzalayarak Medine’ye döndü.

Hicretin 7. Senesi

İslâm’a davet mektuplarının gönderilmesi

Muharrem 7H / 11 Nisan - 10 Mayıs 628

Hudeybiye antlaşmasından sonra Mekke ile ilişkileri belli bir düzene sokan Hz. Peygamber (sas) komşu ülkeleri İslâm’a davet etmek üzere bu senenin Muharrem ayının başında elçiler göndermiştir.

el-Ğâbe gazvesi

3 Muharrem 7H / 13 Nisan 628 Çarşamba

Hudeybiye gazvesinden döndükten kısa bir süre sonra Uyeyne b. el-Hısn el- Fezârî Medine’nin sağmal devlerine saldırdı. Hz. Peygamber (sas) de ashâbı ile onu takip etmek üzere harekete geçtiler. Tespitlerimize göre el-Ğâbe gazvesine 3 Muharrem 7H Çarşamba günü çıkılmıştır.

Hayber gazvesi

11 Muharrem 7H / 21 Nisan 628 Perşembe

el-Ğâbe gazvesinden döndükten 3 gün sonra, 11 Muharrem’de Hayber seferine çıkılmıştır.[4] İki ay kadar sürdüğü anlaşılan bu sefer sırasında Hayber’in yanı sıra bölgede yer alan Vâdî’l-Kurâ savaş yoluyla, Fedek ve Teymâ ise sulh yoluyla fethedilmiştir.

Hz. Peygamber’in Safiyye bint Huyey ile evlenmesi

Hz. Peygamber (sas), Hayber gazvesi sırasında esir alınan Safiyye bint Huyey ile dönüş yolunda evlenmiş ve gerdeğe girmiştir.

Umretu’l-Kazâ seferi

Zûlkâde 7H / 31 Ocak - 1 Mart 629

Hudeybiye antlaşmasında alınan karara göre Hz. Peygamber (sas) o sene umre yapmamış, bir sene sonra, hicretin 7. senesinin Zûlkâde ayının başında umre yapmak üzere Mekke’ye doğru yola çıkmıştır.[5]

Hz. Peygamber’in Meymûne bint el-Hâris ile evlenmesi

Zûlkâde 7H / 31 Ocak - 1 Mart 629

Umretu’l-Kazâ seferinin dönüşü sırasında Mekke’de evlendi.

Hicretin 8. Senesi

Hâlid b. el-Velîd ve Amr b. el-Âs’ın Müslüman olması

Safer 8H / 30 Nisan – 28 Mayıs 629

Bu senenin afer ayının başında Hâlid b. el-Velîd, Osmân b. Talha ve Amr b. el-Âs[6] Mekke’den ayrı ayrı yola çıkıp müslüman olmak üzere Medine’ye doğru giderken yolda karşılaşmışlar ve Medine’ye birlikte yolculuk etmişlerdir.[7]

Mute seferi

Cemâziyelevvel 8H / 27 Temmuz - 24 Ağustos 629

Bu senenin Cemâziyelevvel ayında Mute seferi için Şam tarafına gönderilen Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebî Tâlib ve Abdullâh b. Revâha şehid oldu. Bunun üzerine ordunun kumandanlığına Hâlid b. el-Velîd getirildi.

Mekkenin Fethi

Ramazan 8H/22 Kasım-21 Aralık 629

Hudeybiye anlaşmasının taraflarından Benû Bekr kabilesinin Hz. Peygamber (sas) ve ashâbının müttefiki olan Huzâa kabilesine saldırması üzerine çıkan çatışma nedeniyle anlaşma bozuldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sas) ve ashâbı Mekke’yi fethetmek üzere hazırlık yapmaya başladılar. Müttefik olan bütün kabilelere Ramazan ayında Medine’de olmaları için çağrıda bulunuldu. Daha sonra Ramazan ayının başlarında Mekke’ye doğru hareket edildi. Aynı ayın ortalarında da Mekke’nin fethi tamamlanmış oldu.

Huneyn gazvesi

Şevvâl / 22 Aralık 629 - 19 Ocak 630

Hz. Peygamber (sas), fethi tamamladıktan sonra, Şevvâl ayının başlarında Mekke’ye baskın yapmak üzere toplanan Hevâzin kabilesinin üzerine yürüdü. Huneyn adı verilen vadide meydana gelen savaşta galip gelerek düşmanın kadın ve çocuklarını esir edip, deve ve koyunlarını da ganimet olarak aldılar. Esirler ve ganimetler Mekke yakınlarındaki el- Cirâne’ye gönderildi.

Tâif’in kuşatılması

Hz. Peygamber (sas) Huneyn’den doğruca Tâif üzerine yürüdü. Onları kalelerinde bir süre muhasara etti ise de teslim olmadılar. Bunun üzerine, Hz. Peygamber (sas) muhasarayı kaldırarak Mekke yakınlarındaki el-Cirâne’ye geri döndü.[8] Burada ganimetleri paylaştırdıktan sonra Mekke’ye gidip umre yaptı ve tekrar el-Cirâne’ye döndü. Daha sonra oradan Medine’ye doğru yola çıkarak 28 Zûlkâde 8H (16 Şubat 630) Cuma günü Medine’ye vardı.[9]

Hz. Peygamber’in kızı Zeyneb’in vefatı 8H[10]

Hicretin 9. Senesi

Zekat memurlarının gönderilmesi

Muharrem 9H / 21 Mart-18 Nisan 630

Hz. Peygamber (sas), bu senenin Muharrem ayının hilâlini gördükten sonra zekatları toplamak üzere zekat memurları tayin etti. Bu memurlar tayin edildikleri kabileye giderek zekatlarını topladı.[11]

Heyetler Senesi

Hicretin dokuzuncu senesine Heyetler Senesi ( دوفولا ةنس ) denilmektedir. Çünkü bu sene içerisinde Arabistan’ın farklı bölgelerinde yaşamakta olan kabilelerden birçok heyet Medine’ye gelerek müslüman olmuş ve Hz. Peygamber’e (sas) bağlılıklarını bildirmişlerdir.

Tebûk seferi

Receb 9H / 13 Eylül - 12 Ekim 630

Hicretin dokuzuncu senesinin Receb ayının başında çıkılan ve Ramazan ayında dönülen bir diğer önemli hadise de Tebûk seferidir. Hz. Peygamber’in Bizanslılar’a karşı düzenlediği bildirilen bu seferin hazırlıkları Medine’de meyvelerin olgunlaştığı, havanın sıcak olduğu, insanların gölgelere meylettiği bir dönemde gerçekleşmiştir. Bu sebeple yaklaşık iki ay süren bu zorlu yolculuk Kur’ân’da sıkıntılı zaman anlamına gelen “Sâatu’l-Usre” olarak ifâde edilmiştir.[12] Rivâyetlerde bu gazveye katılan ordu da Ceyşu’l-Usre olarak isimlendirilmektedir.[13]

Hz. Peygamber’in kızı Ummü Külsûm’ün vefatı

Şabân 9H / 13 Ekim - 10 Kasım 630

Bu sene Hz. Peygamber’in kızı Ummü Külsûm’ün Şabân ayında vefat ettiği bildirilmektedir. Rivâyetlere göre Hz. Peygamber (sas) da onun cenâzesinde bulunmuştur.[14]

Münafıkların reisi Abdullâh b. Ubey’in ölümü

Zûlkâde 9H / 9 Ocak - 7 Şubat 631

Medine’deki münafıkların reisi Abdullâh b. Ubey hicretin 9. senesinin Şevvâl ayının son günlerinde hastalanmış ve 20 gün sonra Zûlkâde ayında ölmüştür.[15]

Hz. Ebû Bekir’i hac emiri olarak tayini

Zûlkâde 9H / 9 Ocak - 7 Şubat 631

Hz. Peygamber (sas) bu senenin hac mevsimi geldiğinde Hz. Ebû Bekir’i hac emiri olarak tayin etti. Zûlkâde ayının sonlarına doğru yola çıktı. O yola çıktıktan sonra da arkasından Hz. Ali’yi de et-Tevbe sûresindeki müşriklerle ilgili hükümleri hac mevsiminde duyurmak üzere arkasından gönderdi.[16]

Hicretin 10. Senesi

Hz. Peygamber’in oğlu İbrâhim’in vefatı

29 Şevvâl 10H / 27 Ocak 632 Pazartesi

Hz. Peygamber’in Mâriye’den olan oğlu İbrâhim bu sene 29 Şevvâl 10H / 27 Ocak 632 Pazartesi günü vefat etti. Aynı gün sabah saat 09:45’te güneş tutuldu.[17] Hz. Peygamber (sas) Küsûf namazı kıldırdıktan sonra bir hutbe verdi. Hutbesinde insanların “Güneş İbrahim’in ölümünden dolayı tutuldu.” şeklindeki sözlerine karşılık “Güneş veAy herhangi bir kimsenin ölümünden dolayı tutulmaz. Onlar Allah’ın birer âyetidir. Siz onların tutulduğunu gördüğünüzde açılıncaya kadar namaz kılın…” dedi.[18]

Vedâ Hutbesi

9 Zûlhicce 10H / 6 Mart 632 Cuma

Hz. Peygamber, Vedâ Haccı için 26 Zûlkâde 10H (22 Şubat 632) Cumartesi günü Medine’den yola çıktı. Mekke’ye 4 Zûlhicce 10H (1 Mart 632) Pazar günü ulaştı. Vedâ Hutbesi’ni 9 Zûlhicce 10H (6 Mart 632) Cuma günü verdi. Nesî uygulamasının o sırada kaldırılmış olması nedeniyle bu tarihlendirmelerde herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Hicretin 11. Senesi

Usâme b. Zeyd’in Kumandan Tayin Edilmesi

Safer 11H / 26 Nisan - 25 Mayıs 632

Hz. Peygamber (sas) bu senenin Safer ayından 4 gece kala Pazartesi günü ashâbına gazve için hazırlanmalarını emretti. Bir gün sonra, Salı günü, Usâme b. Zeyd’i yanına çağırdı ve onu Şam tarafına gitmek üzere hazırlanan bu orduya komutan tayin etti.[19]

Hz. Peygamber’in (sas) vefatı

14 Rebîulevvel 11H / 8 Haziran[20] 632 Pazartesi

Hz. Peygamber (sas) 22 Safer 11H (16 Mayıs 632) Cumartesi günü hastalandı.[21] 14 Rebîulevvel 11H Pazartesi günü de vefat etti.[22] Böylece Hz. Peygamber (sas) 12 Rebîulevvel (26 Temmuz 622) Pazartesi günü geldiği Medine’de, vefatına kadar toplam 3606 gün ikamet etmiştir.[23]

 

 

[1] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, I, 404-412.

[2] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, I, 412; İbn Hişâm,es-Sîretu’n-Nebevîyye, II, 294-296.

[3] el-Feth 48/27.

[4] Muslim, Ebû’l-Hasan Muslim b. el-Haccâc el-Kuşeyrî (ö.261/875), el-Musnedu’s-Sahîhu’l-Muhtasar (nşr. Muhammed Fuâd Abdulbâkî), III, 1433, No:132, Beyrût.

[5] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 731.

[6] el-Vâkıdî tarafından Amr b. el-Âs’tan rivâyet edilen haberin ayrıntıları dikkatle incelendiğinde hadisenin burada verilen tarihten daha erken bir zamanda olmuş olabileceği de anlaşılmaktadır.

[7] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 748.

[8] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, II, 854.

[9] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, III, 973.

[10] el-Belâzurî, Ensâbu’l-Eşrâf, I, 400.

[11] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, III, 973.

[12] et-Tevbe 9/117.

[13] et-Tayâlisî, Ebû Dâvûd Suleymân b.Dâvûd b. el-Cârûd (ö.204/820), el-Musned(nşr. Muhammed b. Abdilmuhsin et-Turkî), II, 512, Mısır 1419/1999; İbn Sa’d,et-Tabakât, III, 24.

[14] İbn Sa’d, et-Tabakât, X, 38.

[15] el-Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed b. el-Huseyn (ö.458/1066), Delâilu’n-Nubuvve, V, 285,Beyrût 1405H.

[16] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, III, 1076-1078

[17] Mehmet Apaydın, Resûlullah’ın Günlüğü,s.91-93.

[18] et-Tayâlisî, el-Musned, II, 72; İbn Sa’d,et-Tabakât, I, 142.

[19] el-Vâkıdî, el-Meğâzî, III, 1117.

[20] Bu tarih günümüzde kullanılan Gregorian takvimine göre 11 Haziran 632 Pazartesi gününe denk gelmektedir.

[21] el-Beyhakî, Delâilu’n-Nubuvve, VII, 234.

[22] Mehmet Apaydın, Resûlullah’ın Günlüğü,s.132.

[23] Mehmet Apaydın, Resûlullah’ın Günlüğü,s.132.

 

 

 

 

 


Dr. Mehmet APAYDIN