HAYDAR-I KERRAR’IN DİLİNDEN…

HAYDAR-I KERRAR’IN DİLİNDEN…

Bedir’e, Uhud’a çıkar gibi Hayber’e doğru yürüyordu Resûl-i Zişan. Arkasından da gözlerinden Allah (cc) ve Resûlü’ne (sas) sevdaları okunan Sahabe-i Güzin. Hayber Kalesi’nin önünde Sahabe Resûlü’nü (sas) dinliyordu. “Yarın sancağı öyle birine vereceğim ki, Allah (cc) ve Resûlü (sas) onu sever, o da Allah (cc) ve Resûlü’nü (sas) sever.”[1] Bu sözün ardından sahabenin gönlünde tıpkı Hayber’in yıldızlarına benzeyen bir ışık doğmuştu. Hz. Ömer (ra) “ Kumandanlığı o günkü kadar arzuladığım bir zaman olmamıştı.” diyecekti. Sabah olduğunda Resûlüllah (sas) gözleriyle birini arayarak yaklaşıyordu. Ve mübarek ağzından şunlar döküldü: “Ali nerede?”

Hudeybiye Anlaşması’nda kalemi tutan o el Hayber günü sancağı tutmuş, hicret

Lütfen Dergimizin tüm yazılarını okuyabilmeniz için üye olunuz yada giriş yapınız!

Giriş / Abone ol



Büşra OĞUZHAN