Sevde Bt. Zem’a

Sevde Bt. Zem’a

Sevde validemiz hicretten 53 yıl önce Mekke’de dünyaya gelmiştir. Annesi ensardan eş-Şemûsbt. Kays’tır. Soyu baba tarafından Amir b.Lüey’deRasulullah’ın soyu ile birleşir. [1]

Sekran b. Amr İle Evliliği

Sevdebt. Zem’a ilk evliliğini Sekran b. Amr ile yapmıştır. [2]Sekran, Hz. Sevde’nin amcasının oğlu olup, Süheyl b. Amr’ın(r.a) kardeşidir.[3] Ne zaman evlendiklerine dair kaynaklarda her hangi bir bilgi bulunmamaktadır.  Hz.Sevde(r.a) eşi ile birlikte İslam’a ilk girenlerdendir. Mekke’de müslümanlara eziyetlerin artmasından dolayı Habeşistan’a birlikte hicret etmişlerdir.

Kutlu Bir Rüya

İbn Abbas’ın rivayetine göre Hz.SevdeSekran b. Amr ile evliyken bir rüya görür. Rüyasında Allah Rasûlü(a.s) yürüyerek gelip boynuna vurur. Hz.Sevde rüyasını eşine anlatır. Bunun üzerine Sekran “Şayet rüyan sadık çıkarsa gerçekten ben öldükten sonra sen Rasûlullah(a.s) ile evleneceksin.” der. Hz.Sevde buna karşılık Allah korusun !der. Daha sonra başka bir rüya daha görür. Rüyasında kendisi uzanmış olduğu halde ayın gökten inip üzerine çullandığını görür. Bu rüyayı da eşine haber verince Sekran kendisinin çok geçmeden öleceğini ve Sevde’nin başkasıyla evleneceğine yorumlar. O günden sonra Sekran çok geçmeden vefat eder ve Hz.Sevde Allah Rasûlü(a.s) ile evlenir. [4]

Hz.Peygamber(a.s) İle Evliliği

Hz.Peygamber(a.s) bildiğimiz gibi hayatı boyunca farklı nedenlerden dolayı birçok evlilik yapmıştır. Bu sebepler bazen barışı temin etmek, İslam’ın yayılmasını sağlamak, dostluk ve akrabalık bağlarını kuvvetlendirmekle beraber bazen de dul ve korumaya muhtaç hanımları himaye etmek içindir. Dul ve himayeye muhtaç olan hanımlar arasına Hz.Sevde validemizi de zikredebiliriz. [5]Bununla beraber yaşadığı sıkıntılara rağmen İslam üzere sebat etmesi de elbette Allah Rasûlü’nün(a.s) onunla evliliği için bir sebeptir.

Hz.Peygamber’in(a.s) hayatında Hz.Hatice(r.a) validemizin yeri şüphesiz çok büyüktür. Onun vefatıyla Allah Rasûlü(a.s) çok müteessir olmuştur. Vefatından bir ay kadar sonra Osman b. Maz’ûn’un eşi Havle bt. Hakem Hz.Peygamber’e “Ya Rasulallah ! Hatice’nin vefatından dolayı senin kendisiyle ülfet peyda edeceğin birine ihtiyaç duyduğunu görüyorum.” deyince Allah Rasûlü(a.s) “Evet o, çocuklarımın annesi ve evimin hanımefendisi idi.” Dedi. Havle “ Senin için bir gelin adayı bulmamızı istemez misin? “ deyince Rasulullah “Tabii ki siz hanımlar bu durumu daha iyi anlarsınız.” Dedi. Bunun üzerine Havle Allah Rasûlü(a.s) için Hz.Aişe’yi ve Hz.Sevde validelerimizi istedi.[6] Burada dikkate değer bir husus da Hz.Sevde annemizin müşrik olan babası Zem’ab.Kays’tanHz.Sevde’nin Allah Rasûlü(a.s)  ile evliliği için izin istenince şöyle demesidir, “Doğrusu o, çok şerefli ve denk bir eştir.” [7]

Hz.Sevde Allah Rasûlü ile evlendiği sıralarda elli yaşlarında ve beş çocuğu vardır. Öyle ki bu olgunluğu ile Hz.Hatice vefat ettiğinde henüz küçük yaşlarda olan Fatıma(r.a) ve Ümmü Gülsüm’e(r.a) annelik yapmıştır. Onun bu anneliğini ve olgunluğunu Medine’ye hicrette de görebiliriz. Hz.Peygamber onlardan yaklaşık yedi ay evvel hicret etmişti. Hz.Sevde validemiz bu süre zarfında çocuklarla birlikte Mekke’de kalmıştı.[8]Sevde validemiz hem yaşı hem de mizacı itibariyle bu sorumluluğu kaldırabilecek bir hanımdı. Öyle ki Hz.Peygamber(a.s) ona ehl-i beyti emanet edecek kadar güven duymuştur.

Hz.Peygamber’in(a.s)Hz.Sevde’yiRic’i Talak İle Boşaması

Kaynaklarımızda var olan rivayetlere baktığımızda Hz.Peygamber’in(a.s)Sevdebt. Zem’a’yı boşamak istemesinin birkaç sebebi vardır. Bunlardan ilki bedir savaşının sonunda Müslümanlar galip gelmiş ve müşriklerden bir çoğu esir alınmıştır. Bu esirler arasında Hz.Sevde’nin ilk eşinin kardeşi Süheyl b. Amr’da vardı. Hz.Sevde onu bu halde elleri bağlanmış vazüyettegörünce  şöyle dedi “Ey EbûYezid! Elleri bağlanmış bir şekilde esir edilmektense şerefinle ölmen daha hayırlı değil miydi ?” Sevdefarketmemişti lakin Allah Rasûlü bu sözleri duyunca oldukça müteessir oldu ve “Ey Sevde! Sen kafirleri Allah’a ve Rasûlüne karşı kışkırtıyor musun?” deyince Sevde “Ey Allah’ın Rasûlü! Seni gönderene yemin olsun ki! EbûYezid’i bu şekilde elleri bağlı görünce dayanamayıp ne söylediğimi bilemedim” diyerek özür diledi.[9]Hz.Peygamber(a.s) bu olaydan bir müddet sonra onu boşamak istedi. Bir diğer sebep ise Hz.Sevde’nin yaşlı olması hasebiyle Rasûlullah(a.s) onun yanında çok kalamıyordu. Bu nedenden ötürü onu incitmek istemediği için boşanmanın en iyi çare olacağının düşündü. Hz.Sevde’deniddetini saymasını istedi ve onu bir talakla boşadı. Bunun üzerine Sevde annemiz bu durumdan müteessir olarak namazdan çıkıncaya kadar Allah Rasûlü’nün(a.s) yolunu gözledi. Onu görünce “Sana kitabı indiren, mahlukatı temayüz ettiren zatı hatırlatırım. Beni niçin boşadın ? Bende gördüğün bir kusur sebebiyle mi ?” diye sordu. Rasulullah(a.s) cevaben “Hayır” deyince Sevde “Öyleyse, benimle evliliğe devam etmezsen, peşini bırakmam. Ben yaşlandım ve erkeğe ihtiyacım yok. Lakin kıyamet günü senin eşlerin arasında diriltilmeyi istiyorum.” Dedi. Ayrıca Sevde, Hz.Peygamber’in memnuniyetini kazanmak için gününü Hz.Aişe’ye(r.a) bıraktığını da ekledi. [10]Bunun üzerine Hz.Peygamber onu boşamaktan vazgeçti. Bir hanım olarak Hz.Sevde’nin bu tavrı göstermesi , kendi gününü bir an bile tereddüt etmeden Hz.Aişe’ye vermesi ve sadece Allah Rasûlü’nün(a.s) eşi olarak dirilmeyi bir şeref kabul etmesi onun ümmühatu’l-mümininden biri olarak duruşunu gözler önüne sermektedir.

Hz.Peygamber’in(a.s) Diğer Hanımları İle İlişkisi

Hz.Sevde’nin sergilediği bu fedakarlık örneği Hz.Aişe annemizi de etkilemiş olacak ki “Kadınlardan en çok kendisine benzemeyi istediğim kimse Sevdebt. Zem’a’dır. Onda hiddet(atılganlık) vardır. Yaşlandığında gününü Aişe’ye verdi.” Demiştir.[11]Sevde validemiz aynı zamanda düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilen bir hanımdı. Aklında beliren bir soruyu veya problemi Allah Rasûlü’neçekinmeden aktarırdı. Öyle ki veda haccı sırasında kendisi yaşlı ve ağır hareket ettiği için Hz.Peygamber’den izin istemiş ve Mina’ya erken geçerek şeytan taşlama görevini hacılardan önce yapmıştır. [12]Bu mizacı dolayısıyla Aişe annemizin sevgisini kazanmıştır.

Hz.Peygamber’in(a.s)bütün hanımları müminlerin anneleri konumundadır. Lakin en nihayetinde insan olmaları hasebiyle onların da hayatlarında zaman zaman anlaşmazlıklar, çekişmeler olmuştur. Hz.Sevde annemiz peygamber hanımlarından en yaşlı olanı olsa da o da bazen bu çekişmelere dahil olmuştur. Allah Rasûlü’nün hanımları Ümmü Seleme(r.a) ve Aişe(r.a)liderliğinde iki gruba ayrıldığında, Sevde annemizin Hz.Aişe’nin safında yer aldığını görürüz. Bunun sebeplerinden biri de diğer hanımlardan evvel sadece ikisinin Hz.Peygamber’in hanımı olarak kalmaları sebebiyle aralarında oluşan dostluk olabilir. [13]

Sevdebt. Zem’a ile Hz.Peygamber’in(a.s) diğer eşleri arasında bazı şakalaşma hadiselerine bakarak, diğerlerinin onunla şakalaşacak kadar Sevde’yi kendilerine yakın buldukları ve genel olarak iyi anlaştıkları sonucunu çıkarabiliriz. Kulakları ağır işittiği için diğer hanımlar onunla zaman zaman şakalaşmışlardır. Bununla ilgili Aişe ile Hafsa’nınSevde’ye yaptıkları bir şakayı örnek gösterebiliriz. Rasûlullah’ınazad ettiği cariyelerden Rezine’nin anlattığına göre, “Bir gün SevdeAişe’yi ziyarete geldi. O sırada Ömer’in kızı Hafsa da Aişe’nin yanındaydı. Sevde çok şıktı; üzerinde yemen işi bir hırka, başında da yine yemen işi bir başörtüsü vardı. Yüzünde de gözlerine doğru uzanan sabur ve za’feran boyalarından yapılmış iki şekilli nokta vardı. Sevde bu şekilde gelince Hafsa, Aişe’ye, ‘Ey müminlerin annesi !Rasûlullah geliyor,(biz basit kıyafetler giyinmişiz) bu kadın ise aramızda şimşek gibi çakıyor.’ Dedi. Aişe, ‘Hafsa Allah’tan kork, o ne biçim söz!’ dedi. Hafsa,’Ben bunun fiyakasını bozacağım.’ Dedi. Kulakları ağır işittiğinden Aişe ile Hafsa’yı duymayan, fakat bir şeyler konuştuklarını sezen Sevde, ‘Ne diyorsunuz?’ diye sordu. Hafsa, ‘Ey Sevde tek gözlü Deccal çıkmış.’ Dedi. Sevde, ‘Ya öyle mi ?’ deyip çok korktu, hatta korkudan titreyerek ‘Nereye saklanayım?’ diye sordu. Hafsa, ‘Haymeye gir.’ Dedi. Hayme, hurma dallarından yapılan ve içinde saklanılan çadıra benzer kulübe gibi bir sığınaktı. Sevde gitti ve oraya saklandı. Hayme pislik içindeydi ve her tarafını örümcek kaplamıştı. O sırada Rasûlullah(a.s) içeri girdi. Hafsa ve Aişe gülüyor, gülmekten konuşamıyorlardı. Rasûlullah tam üç kere neye güldüklerini sordu. Onlar da sığınağı gösterdiler. Hz.Peygamber(a.s) gitti ve içeride korkudan titreyen Sevde’yi buldu. ‘Sevde! Burada ne işin var?’ diye sorunca Sevde, ‘Ey Allah’ın Rasûlü ! O tek gözlü Deccal çıkmış!’ şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Rasûlullah(a.s), ‘Çıkmadı, ama muhakkak çıkacak.’ Dedi ve Sevde’yi oradan çıkararak üzerindeki tozları ve örümcek ağlarını silmeye başladı. [14]

Sevdebt. Zem’a’nınKişilik Özellikleri

Hz.Sevde validemiz iri yapılı ve ağır hareket eden bir hanımdı. [15]Yaşı itibariyle olgunluğunu her tavrından görüyor olmamıza rağmen bir o kadar da şakacı bir tabiatı vardı. İlerleyen yaşlarında kulakları git gide ağır işitmeye başlamıştı. Hz.Peygamber’in(a.s) diğer hanımları da onunla şakalaşırdı. Onun şakacı bir mizaca sahip olduğunu Hz.Peygamber’e söylediği şu sözlerden çıkarmak mümkündür: “Dün arkanda namaz kıldım. Beni rükûa vardırdın, hatta öyle ki burnumdan kan damlayacak sandım.”[16]

Tüm bu özellikleriyle beraber Sevde validemiz cömertliği ve şefkati ile bilinirdi. Dericilikte mahir olup Taif tarzı deri işlerdi. Bundan elde ettiği geliri de yoksullara dağıtırdı.[17]

Hz.Sevde’ninVefâtı

Kaynaklarımızda Hz.Sevde’nin vefatına dair iki rivâyet vardır. Rivayetlerden biri Hz.Ömer(r.a) zamanında , diğeri ise Hz.Muaviye(r.a) zamanında vefat ettiğine dairdir. İbnSa’d’a göre o Hz.Muaviye’nin hilafeti zamanında h.54 yılı Şevval ayında vefat etmiştir. Belâzürî ise Hz.Ömer zamanında vefat ettiğini, cenaze namazını da Hz.Ömer’in kıldırdığını söylemiştir. Hamidullah’a göre Hz.Ömer’in hilafetinin son zamanlarında h.24 yılında vefat ettiği görüşündedir. Sonuç olarak Sevde validemizin vefat tarihi hakkında bu iki rivayetten hangisinin kabul edilebileceğini söylemek güçtür. [18]

 


[1]Uraler,Aynur,”Sevde”,DİA,584.

[2]Uraler,Aynur,”Sevde”,DİA,584.

[3] Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.116.

[4]İbnSa’d, Tabakat, X, 56.

[5] Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.119.

 

[6]İbnSa’d, Tabakat, X, 56.

[7] Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.120.

[8] Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.121.

[9]Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.124

[10]İbnSa’d, Tabakat, VIII,43

[11] Müslim, “Kitabu’l-Rada” , 4174.

[12]Uraler, Aynur, “Sevde”,DİA,584.

[13]Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.125-126.

[14]Kandehlevî, Muhammed Yusuf, Hayatu’s-Sahabe, III, 235.

[15]Uraler, Aynur, “Sevde”, DİA, 584.

[16]İbnSa’d, Tabakat, VIII, 44.

[17]Uraler, Aynur, “Sevde”, DİA, 584.

[18]Demircan, Adnan-Sabuncu, Ömer, Müminlerin Anneleri, s.131-132.


Betül Tokat