Siyer Dergileri 5.sayısı çıktı!

Siyer Dergileri 5.sayısı çıktı!

Miladî 2018 yılının bu ilk sayısı ile yine karşınızdayız. Geride bıraktığımız senenin genel bir muhasebesini yaptığımızda dergimizin ülkemizde bu nevi sadece belli bir ko­nuyu merkeze alarak yayın yapan süreli yayınlar alanında yeni bir ses ve farklı bir atmosfer oluşturduğunu siz değer­li okuyucularımızdan gelen teveccühler neticesinde görmekteyiz. Bunun ile bir­likte şunu rahatlıkla söyleyebileceğimi­zi düşünüyoruz:

Genelde siyer müktesebatı ve hadisler üzerinden Hz. Peygamber’i (sas) anlama ve anlatma süreçlerinde ortaya çıkan ifrat ve tefrit yaklaşımlı söylemler olmadan da mutedil, Kur’ân’ın ve tarihî gerçekli­liklerin ışığında Hz. Peygamber’i (sas) ve ashâbını anlamanın ve anlatabilmenin orta bir yolunun mümkün olabilirliğini bir nebze olsun göstermeyi başarabildi­ğimizi düşünüyoruz. Tüm tecrübesizlik ve noksanlıklarımıza rağmen... Hele ki günümüzde sosyal medya ve farklı plat­formlarda yaşanan bir takım aşırılıkları gördüğümüzde, gerçekleştirmeye çalış­tığımız bu mutedil yolun ümmetin gele­ceği açısından ne denli önemli bir usûl olduğunu daha iyi kavramaktayız.

Geçen sayılardan hatırlayacağınız üze­re seçtiğimiz kapak konularımız temel İslâmî kaynaklar/kavramları ile (Kur’ân, sünnet, hadis ve sahâbe) siyerin müna­sebetlerini işlemeye çalışmıştık. Her biri inanç ve amel boyutunda bir Müslüma­nın temel referansları olan bu kavram­lar ile siyerin irtibatını araştırmak ile siyerin kendi başına müstakil bir ilmi alanı olmasının yanında esasen büyük İslâm düşünce havzasının bir ürünü ol­duğu vurgusuna dikkatleri çekmek is­tedik. Bu sayımızdan itibaren ise günü­müzde sıklıkla dile getirdiğimiz, pekçok ilmi ve toplumsal platformalarda, doğu­da ve batıda bir çok insanın artık gün­lük hayatını da geleceğini de yakından ilgilendiren bazı İslâmî kavram ve de­ğerleri siyer penceresinden işlemeye ça­lışacağız. Bu sayımız için ele aldığımız kavram ise cihaddır.

Ümmetin ve insanlığın cihad ile imtihanı

Yüzlerce ayet-i kerimede ve hadis-i şerif­lerde farklı ifade biçimlerinde yer alan nebevî mirasın önemli bir kavramı olan cihad, diğer kardeş kavramlarda/değer­lerde olduğu gibi kıymetsiz ellerde de­ğersizleştirilme çalışmalarına maruz kal­mıştır ne yazık ki. Üstad Said Nursî’nin veciz ifadesiyle söylersek manzara-yı umumi aynen şöyledir: “Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş. Hıyanet, hami­yet libasını giymiş. Cihada, bağy ismi ta­kılmış. Esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, sûretlerini mübadele etmişler.”

Cihad gibi insanı; nefsine, insanlara, madde ve tabiata kul ve köle olmaktan kurtaran bir kavram/değer, günümüz­de bunun tam tersi bir mana ile anla­şılıyor ve yaşanıyor. Peki bu kavramın Kur’ân-ı Kerîm’de, Hz. Peygamber (sas) ve ashâbın dünyasındaki yeri neydi ve nasıl anlaşılıyor ve yaşanıyordu?

İşte bu sayımızda bu sorunun yanıtları­nı değerli araştırmacı hocalarımızın ya­zıları üzerinden anlamaya çalışacağız.

 

 

Bu sayımızda kimler var?

“İslâm’ın Zirvesi Cihad” başlığı altındaki kapak konumuzu Ahmet Özel, Abdulha­mit Birışık, Muhammed Emin Yıldırım ho­calarımızın yazılarıyla değerlendirmeye çalıştık. Söyleşi bölümümüzün bu sayı­daki konuğu Âdem Apak hocamız oldu. Oldukça ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleş­tirdik kendisiyle. Ayrıca “İlk hicret yur­du Habeşistan” yazısı ile Levent Öztürk hocamız ve “Nebevi Mirasın Müdevvini: ez-Zührî” yazısı ile de Recep Gürkan Gök­taş

bu sayımızı zenginleştiren kalemler arasında yer almıştır.

“Asr-ı Saâdet’ten Günümüze Cihad” başlı­ğı altında ele aldığımız dosya bölümün­de ise Ahmet Yaman, Yusuf Ziya Keskin, Cafer Karadaş, Hülya Terzioğlu hocala­rımızın yazılarını bulacaksınız.

Miladî 2018 yılının tüm insanlığa ve alem-i İslâm’a barış, huzur ve esenlik getirme­si duasıyla...

Detaylı Bilgi için 0212 550 0571