Hira'nın Bağrındaki Nefes

Hira'nın Bağrındaki Nefes

“ALLAH RESÛLÜ’NÜN BİR GÜNÜ”

 

HİRA’NIN BAĞRINDAKİ  NEFES

 

Mekke, yıllardır süren sessizliğin çığlığıyla, bir sabaha daha irkilerek uyanıyor. Nûr dağı, üzerindeki siyahı yırtıyor yavaş yavaş. İçerideki misafirin uyanışıyla uyanıyor sabaha. Hira’nın tepelerinde nûrdan bir hâle çiziyor, günün ilk hûzmeleri. Toz toprak, yıllardır usanmıyorlar, havaya savrulmaktan, kendilerini savuranın peşine takılmaktan, Hira’nın yollarında, yokuşlarında. Yıllardır usanmıyorlar, üzerlerinden geçip gidene, gelip geçene râm olmaktan. Rüzgâra bırakmıyorlar kendilerini yıllardır, hep o muammâ sırrı bekliyorlar gündüz ve gece. Ama bir gariplik var bugünün seferinde. Bîtâp düşmüş bir gönlün ağırlığı var. Hissediliyor bu, geçip gittiği, gelip geçtiği her şeyde ve her nefeste. Bu yüzden belki, yıllardır havada sendeleyen toz toprak



Sayı 15

Temmuz - Ağustos - Eylül 2020

Sayı 14

Nisan - Mayıs - Haziran 2020

Sayı 13

Ocak - Şubat - Mart 2020

Sayı 12

Ekim Kasım Aralık 2019

Sayı 11

Temmuz Ağustos Eylül 2019

Sayı 10

Nisan Mayıs Haziran 2019

Sayı 9

Ocak Şubat Mart 2019

Sayı 8

Ekim Kasım Aralık 2018

Sayı 7

Temmuz Ağustos Eylül 2018

Sayı 6

Nisan Mayıs Haziran 2018

Sayı 5

Ocak Şubat Mart 2018

Sayı 4

Ekim Kasım Aralık 2017

Sayı 3

Temmuz Ağustos Eylül 2017

Sayı 2

Nisan Mayıs Haziran 2017

Sayı 1

Ocak Şubat Mart 2017